HOMEPREVIOUS NEXT
Okut

KUR'AN: YÂSIN SURE; Sure 36, Ayet 30


Ahmed Raza Khan: Mohammed Aqib Qadri:
And it was said, "Woe to those bondmen - whenever a Noble Messenger comes to them, they mock at him!"


Elmalılı-orijinal 36:30. Ey!.. ne hasret o kullara ki kendilerine her gelen Resul ile mutlaka istihzâ ediyorlardı

Elmalılı 36:30 - Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

DiyanetMeali 36:30. Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

DiyanetVakfı 36:30. Ne yazık şu kullara! Onlara bir peygamber gelmeyegörsün, ille de onunla alay etmeye kalkışırlar.

Ömer.N.Bilmen 36:30 Ey o kullar üzerine (teveccüh edecek) hasret! (Tam zamanın). Onlara bir resûl gelmezdi ki illâ istihzâda bulunurlar olmuşlardı.

SuatYıldırım 36:30 – Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi.

İbni Kesir 36:30 Yazıklar olsun o kullara ki; kendilerine bir peygamber gelmeyedursun onu hemen alaya alırlardı.

Muhammed Esed 36:30 AH! YAZIK şu insanlar[ın çoğun]a! [Dipnot 16] Kendilerine hangi elçi geldiyse o'nu alaya aldılar!

[Dipnot 16] Lafzen, “yazıklar olsun şu kullara” (‘ale'l-‘ibâd) -çünkü iyi ya da kötü, bütün insanlar Allah'ın “kulları”dır. Bu ifade, -19:39'da “Pişmanlık Günü” olarak tanımlanan- Hesap Günü'ne ve Kur’an'da defalarca vurgulanan, çoğu insanın hakikatın sesine sağır kalmayı ve böylece kendilerini ruhî körlüğe mahkum etmeyi tercih ettikleri gerçeğine işaret etmektedir.